KIZILDERİLİLER
                    
                         
                     KIZILDERİLİLER ÜZERİNE

Kızılderili ismi ilk olarak on beşinci yüzyıl da Avrupalıların Amerika kıtasını keşfiyle gündeme gelmiş olup günümüze kadar varlığını sürdüre gelmiştir. Bu isim kıtanın keşfiyle birlikte Avrupalı kâşiflerin(istilacıların demek daha reel bir davranış olacaktır) bu bakir topraklarda yaşayan yerli halkların tümüne vermiş oldukları bir isimdir. Aslında Avrupalıların bu halkları böyle adlandırmalarının en önemli sebebi yenidünyaya çıktıkları zaman vücutlarını dini ritüellerden dolayı kırmızıya boyamış insanlarla karşılaşmaları olmuştur. Bundan ötürü kıtadaki yerli halkların tümüne kırmızı Hintli(red indians) bizim deyişimizle Kızılderili denmeye başlanmıştır.

Avrupalılar bu yerli toplulukları her ne kadar böyle adlandırıyor olsa da aslında bu toplulukların her biri kendilerini farklı adlarla tanımlamış olup bulundukları bölgeleri kendi kültürel gerçekliliklerine göre şekillendirip adlandırmışlardır. Hatta bu insanlar bulundukları coğrafyalarda İnkalar, Mayalar, Aztekler, Toltekler… gibi büyük devletler kurmuş ve bu devletlerin her tarafına mimari açıdan harika denebilecek büyük şehirler inşa etmişlerdir. Bu insanlar kurmuş oldukları bu şehirlerin birbirleriyle bağlantı kurabilmeleri için yollar inşa edip bu yolları günümüzde kaldırım taşı diye tabir ettiğimiz taşlara benzer kayalarla döşemişlerdir.

Yakın günümüze kadar yerli halkların kurmuş olduğu bu büyük devletlerden pek bahsedilmiyordu. Ama günümüzde Latin Amerika yerlilerinin bulundukları ülkelerdeki yönetimleri uzun bir aradan sonra Avrupa kökenli beyazların egemenliğinden almalarıyla(demokratik yollardan) birlikte bu topraklarda yerli halkların kurmuş oldukları medeniyetlerden sıkça bahsedilmeye ve bunlarla ilgili arkeolojik kazılar yapılmaya başlanmıştır. Yapılan bu arkeolojik kazılarla birlikte bu topraklarda on binyıllardan beri insanların yaşamış olduğu gün yüzüne çıkmıştır. Bu bölgede yaşayan İnsanların bu topraklara nasıl geldiğine dair araştırmalar yapılmış ve bu konuda birçok teoriler ortaya atılmıştır. Ortaya atılan bu teorilerden araştırmacı bilim adamları tarafından en fazla kabul göreni Bering boğazı olarak bilinen teori olmuştur.

Bu teoriye göre günümüzden yaklaşık otuz, otuz beş bin yıl önce Asya kıtasında yaşayan avcı-toplayıcı topluluklar farklı zamanlarda soğuk havalarla birlikte mamut vb. av hayvanlarını takip ederek Asya ve kuzey Amerika kıtaları arasında buzlanmayla oluşup doğal bir köprü özelliği gösteren Bering boğazını geçerek günümüz Amerikan kıtasına ulaşmışlardır. Bu topluluklar yenidünya diye tabir ettiğimiz Amerikan kıtasına yerleşip uçsuz bucaksız olan bu toprakları kendilerine vatan yapmışlardır. Buzul çağının değişik dönemlerinde kıtaya gelip yerleşen, sosyal ve fiziksel alamda birbirlerinden farklı özellikler gösteren bu insan toplulukları, zaman içerisinde kıtanın her tarafına dağılıp kültürel açıdan kendilerine özgü bir yaşam tarzı oluşturmuşlardır. Kıtaya yerleşen bu halkların demir madenini bulamaması ya da geç fark etmeleri Avrupalıların kıtayı keşfiyle birlikte sonlarını hazırlayacaktır.

Asya ve Avrupa kıtalarında demirden yapılmış kesici ve patlayıcı silahlar kullan ılınırken Amerika kıtasında yaşayan yerli halklar şehircilik anlayışında baya ileride olmalarına rağmen demir gibi sert ve işlek bir madeni bilmemeleri onların silah teknolojisinde geri kalmalarına sebep olmuş ve taş, tahta, bitki liflerinden yapılmış silahlar kullanmalarına neden olmuştur. Aslında bu iki kıta insanının karşılaşmasının en büyük sebebi Osmanlı imparatorluğu olmuştur. Avrupa’nın doğusunda bulunan Osmanlı imparatorluğunun hızla büyüyüp Avrupalı devletleri üst üste yenilgiye uğratması ve sonrasında Bizans imparatorluğuna son verip İstanbul’u kendi sınırları içerisine dâhil etmesi Avrupalı topluluklar arasında büyük bir korku ve endişeye sebep olmuştur.

İstanbul un, Avrupalı topluluklar arasında dini, ekonomik ve siyasi açıdan büyük bir öneme sahip olması ve böyle önemli bir şehrin Osmanlıların eline geçmesi Avrupalı devletlerin Çin ve Hindistan’ la olan ekonomik bağlantılarının(ipek ve baharat yolu) kesilmesine neden olmuştur. Bu durum Avrupalı devlet ve halkların yeni arayışlara yönelmesine sebep olmuştur. Bununla birlikte Hindistan’a ulaşabilmek için yeni ticaret yolları aranmaya başlanmıştır.

Dünyanın yuvarlak olduğuna inanan(o dönem dünyanın tepsi şeklinde olmadığını söylemek bile ölümü gerektiriyordu) Kristof Kolomb öncülüğünde yapılan araştırmalardan sonra Amerika kıtasının keşfi gerçekleşmiştir. Keşifle birlikte Amerikalı yerliler kendi topraklarında asırlar sürecek büyük soykırımlara maruz kalmışlardır. Avrupalıların kıtaya gelmesiyle birlikte kıtadaki yerli nüfus hızla azalmaya başlamıştır. Yerlilere yönelik bu soykırımlar 1924 yılına kadar süregelmiştir. Bu tarihten sonra yerli soykırımlarında her ne kadar azalma olsa da bundan sonra Amerikan yerlileri beyaz insanlar tarafından hor görülmeye ve dışlanmaya başlamışlardır. Ama Amerikalı yerlilerin bu yok etme, dışlama politikalarına karşı yüzyıllardır vermiş oldukları mücadeleler günümüzde sonuç vermeye başlamıştır. Atahualpa(İspanyollarla ilk karılaşan inka kralı), Manco(atahualpanın öldürülmesiyle iknalara öncülük eden yerli lider) ve Geronimo’nun(Avrupalılara en fazla kayıp verdiren yerli lider, gerilla) başlattıkları mücadele günümüzde zaferle sonuçlanmak üzeredir. Venezüella’da Hugo Çavez Brezilya’da Lula Da Silva buna en güzel örnektir.

Tacettin Erbek
23/03/2012
(İstanbul)
te762010@hotmail.com 
 
   YAZARIN DİĞER YAZILARI
HAMALLIĞIN ANTROPOLOJISI  
Dünden Bugüne Kadın 
IĞDIR VE ÇAY  
ÇOK ÇOCUKLULUK VE ÇOK ÇOKUKLULUĞUN SEBEP VE SONUÇLARI 
SİYONİZM VE YENİ BİR YURT ARAYIŞI 
ORTADOĞU, DİKTATÖRLÜK VE DEMOKRASİ MÜCADELESİ 
DİLENCİLİĞİN YENİ VERSİYONLARI 
KARŞILIKLI SAYGI 
KIZILDERİLİLER 
IĞDIR'DA YAYGIN BİSİKLET KÜLTÜRÜ 
AŞURE VE IĞDIR 
ADALET
   




Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:

              
 
  
 Tacettin ERBEK
HAMALLIĞIN ANTROPOLOJISI
   
 Zuhal ÖZDEN   
  Bir ol  

  
    Ersin TEK
Özgürlük Peygamberi ve Diktatörler (2) 
Lokman ERGÜN      
Sefaletimize dair notlar
Şeyhmus DİKEN
BİR EDEBİYAT ADAMI
   YILMAZ GÜNEY
Reklam
 
SON DAKKA         SICAK GÜNDEM
 






            PANO
 

 

DUYURU PANOSU

-----IĞDIRCULTURE-----

REKLAMLARINIZIN IĞDIRCULTURE'DE YAYIMLANMASI İÇİN İLETİŞİM BÖLÜMÜNDEN BİZE ULAŞABİLİRSİNİZ

-----IĞDIRCULTURE-----

IĞDIRCULTURE

 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=