SİYONİZM VE YENİ BİR YURT ARAYIŞI
                       
             SİYONİZM VE YENİ BİR YURT ARAYIŞI

On dokuzuncu yüzyıl sonlarında çeşitli ülkelerde bir araya gelinerek Yahudilerce ortaya atılan Kudüs merkezli bağımsız bir Yahudi devleti kurmayı amaçlayan bir fikir akımı olan Siyonizm, günümüz Ortadoğu coğrafyasının en büyük sorunlarından biri haline gelmiştir. Siyonist akım her ne kadar on dokuzuncu yüzyılın sonlarında bir fikir akımı olarak ortaya atılmış olsa da yirminci yüzyılın ortalarında Almanya(hitler) ve İtalya(Mussolini) da faşist yöneticilerin ülkedeki yönetim mekanizmalarını ele geçirmesiyle Avrupa kıtasında büyük bir güç mücadelesi baş göstermiş olup bununla birlikte ikinci dünya savaşı patlak vermiştir. Savaşın başlamasıyla birlikte Avrupa’nın değişik bölgelerinde Yahudi nüfus başta olmak üzere çok büyük bir soykırım başlamıştır.
 
İkinci dünya savaşının başlamasıyla Avrupa kıtasında bulunan Yahudi nüfusun büyük bir bölümü hitlerin egemenliğindeki Nazi yönetimi tarafından soykırımlara maruz bırakılarak yok edilmeye çalışılmıştır. Benzer durumlar hitlerin müttefikleri tarafından da uygulanmıştır.
 
Bu soykırımlardan kurtulmaya çalışan bir kısım Yahudiler çeşitli yollardan Avrupa kıtasının dışına kaçmaya başlamışlardır. Ortaya çıkan bu yurtsuz Yahudiler Amerika da ki Yahudi diasporası tarafından Filistin coğrafyasına yönlendirilmeye başlanmıştır.
 
Büyük zorluklardan sonra Filistin’e varmayı başaran bu göçmen gruplar, ilk başta Filistin de değerinin çok üzerinde paralar vererek toprak almaya başlamışlardır. Filistin’de ki Yahudi nüfusun hızla artmasıyla birlikte Amerikan ve İngiliz hükümetleri Müslüman Araplara karşı Yahudi göçmenleri silahlandırmışlardır. Nihayetinde silahlandırılan bu göçmenler Filistin topraklarını Müslümanlardan arındırmak amacıyla Müslüman Arapların yaşadığı şehir yada köylere saldırmaya başlamışlardır. Bu saldırılarla birlikte boşalan topraklara diasporada ki Yahudilerin paralar akıtmasıyla büyük yerleşim alanları oluşturulmaya başlanmıştır.
 
Aslında Yahudi diasporasının önde gelen isimleri Filistin’de bir Yahudi devleti kurmak amacıyla daha önce de çeşitli çalışmalarda bulunmuşlardır. Siyonist Yahudi önderlerden Thedor Herzl 1896 yılında dönemin Osmanlı önderlerinden II. Abdülhamit'e Filistin’de bir Yahudi devleti kurulması karşılığında şu tekliflerde bulunur;
1.Osmanlı Devleti’nin 33 milyon İngiliz altınına ulaşan borçlarının tamamı Herzl önderliğindeki Yahudi diasporası tarafından ödenilecek.
2.İmparatorluğun korunması için 120 milyon altın Frank’a mal olacak deniz filosu yaptırılacak.
3.Osmanlı Devletinin mali durumunun canlandırılması için 35 milyon altın lira faizsiz borç verilecek.
 
Bu teklife karşı Abdülhamit’in ne tip bir yaklaşım sergilediği tam olarak bilinememekle birlikte bu konuda çeşitli söylenceler mevcuttur. Bazı kaynaklarda Abdülhamit’in bu teklifi, kabul edilmez olarak karşıladığı ve anında reddettiği yazılırken başka bazı kaynaklardaysa Abdülhamit’in Thedor Herzl‘e Filistin yerine Mezopotamya bölgesinde bir Yahudi devletinin kurulabilineceğini söylediği yazılmaktadır.
 
Sebep her ne olursa olsun amaçlarına ulaşamayan Yahudi diasporası kendileri için şartların daha uygun olacağı zamanı beklemeye başlamıştır. Bu şartlar daha öncede değindiğim gibi ikinci dünya savaşının meydana gelmesiyle özellikle Avrupa kıtasındaki Yahudilerin toplu soykırımlara maruz bırakılmasıyla kendiliğinden meydana gelivermiştir. Yıllardır filistinde bağımsız bir Yahudi devleti kurmayı amaçlayan siyonlar kendilerine yapılan katliamları gerekçe göstererek 1948 yılında İsrail adında bir devlet kurarak amaçlarına ulaşmayı başarabilmişlerdir. Bu tarihle birlikte Ortadoğu coğrafyasında günümüze kadar devam edecek büyük bir huzursuzluk baş göstermeye başlamıştır.
 
Tarih boyunca çeşitli soykırımlara ve katliamlara maruz kalan Yahudilerin devletleşmeyle birlikte kendilerine yapılan katliamların aynısını bu sefer onların Filistinli Araplara yapması aslında gücü eline geçiren insanların ne kadar değişken bir yapıya sahip olduğunu göstermeye yetmektedir. Birde bakarsın dünün mazlumları bugünün zalimlerine dönüşüvermiştir. Günümüz İsrail devleti buna en açık örneği teşkil ediyor olsa gerek.
 
Tacettin Erbek
19/04/2012
İstanbul




Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: kemal, 26.04.2012, 09:39 (UTC):
yüreğinize sağlık güzel yazmışsınız



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
Mesajınız:

              
 
  
 Tacettin ERBEK
HAMALLIĞIN ANTROPOLOJISI
   
 Zuhal ÖZDEN   
  Bir ol  

  
    Ersin TEK
Özgürlük Peygamberi ve Diktatörler (2) 
Lokman ERGÜN      
Sefaletimize dair notlar
Şeyhmus DİKEN
BİR EDEBİYAT ADAMI
   YILMAZ GÜNEY
Reklam
 
SON DAKKA         SICAK GÜNDEM
 






            PANO
 

 

DUYURU PANOSU

-----IĞDIRCULTURE-----

REKLAMLARINIZIN IĞDIRCULTURE'DE YAYIMLANMASI İÇİN İLETİŞİM BÖLÜMÜNDEN BİZE ULAŞABİLİRSİNİZ

-----IĞDIRCULTURE-----

IĞDIRCULTURE

 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=